Motosiklet kültüründe bazı rotalar sadece birer seyahat değil, aynı zamanda dostluğun, liderliğin ve yola olan tutkunun bir testidir. Demirkatırlar motoklübünün başkanı olarak altımda Suzuki V-Strom 800, başkan yardımcım Mustafa ise arkamda Honda Transalp 750 ile İstanbul Maltepe’den kontağı çevirdik. Hedefimiz belliydi: Bilecik Pelitözü’nde doğayla buluşmak, ardından Eskişehir’in tozunu attırmak!
Sabah erken saatlerde Maltepe’nin serin sahil havasını arkamızda bırakıp TEM ve ardından Osmangazi Köprüsü/Eskihisar hattıyla Anadolu’ya bağlandık.
Bilecik merkezden tırmandığımız virajlı yolların ardından Pelitözü Gölpark’ın masmavi suları ve çam ormanlarıyla kaplı kıyısına ulaştık. Demirkatırlar kulübünün liderleri olarak kamp alanını kurmak bizim için rutindi ama bu manzara her seferinde başka bir tat veriyordu.
Sabah doğanın uyanışıyla birlikte çadırlarımızı toplayıp motorların lastik basınçlarını kontrol ettik. V-Strom 800 ve Transalp 750 ikilisi, Pelitözü’nün dağ yollarından Eskişehir’in geniş ve ferah bozkır yollarına aktı. İki motorun sürüş dinamikleri, bu rotayı adeta bir keyif sürüşüne dönüştürdü.
Eskişehir’e vardığımızda Porsuk Çayı kenarında motorları çekip kaskları çıkardık. Demirkatırlar’ın logosunu taşıyan montlarımızla şehrin enerjisine ayak uydurmak, yoldan gelen tozumuzu ve yorgunluğumuzu unutturdu.
İstanbul Maltepe’den başlayıp Bilecik Pelitözü kampıyla taçlanan ve Eskişehir’e uzanan bu rota, Demirkatırlar kulübünün hafızasına kazınan en özel sürüşlerden biri olarak tarihe geçti.
İki teker üstündeki özgürlüğünüz daim olsun başkanım! Bir sonraki rota neresi?